|
Tavizler olayları körüklüyor !
Daha ne zamana kadar bu gidişe sessiz kalınacak! Avrupa sevdasıyla ihmal ve ihanet zirveye çıktı! Terör bir aczin boşluğunda at koşturuyor. Kapkaçcılar, eşkıyalar ve teröristler şehrin göbeğine kadar indiler. Bunlara dur deme zamanı geldi ! Cumhurbaşkanımız bu kötü gidişi engellemeli ve ihanetleri durdurmalıdır!
Ayla SONGÜL
12.05.2005
Balık katliamına miniklerden protesto
Niğde'nin Akkaya Baraj Gölü'nde binlerce balık cansız halde su yüzüne vurdu. Göldeki balık katliamını DHA muhabirinden öğrenen Vali Refik Arslan Öztürk, İl Sağlık Müdürlüğü'ne talimat vererek bölgede derhal inceleme yapılmasını istedi.
Hürriyet Gazetesi - 14.01.2003
Göz göre göre kuş nesli yokoluyor
NİĞDE'DE ACİL ÖNLEM ÇAĞRISI
NİĞDE BOR İLÇESİNDEKİ AKKAYA BARAJINDA SON AYLARDA FARKLI BİR DEĞİŞİM YAŞANIYOR. İLK KEZ BARAJ ÇEVRESİNDE DEĞİŞİK TÜR KUŞLAR IN GÖÇÜ VAR. KAYSERİ SULTAN SAZLIĞI VE TUZ GÖLÜ BÖLGESİNE GİDEN KUŞLAR BU KERE BOR AKKAYA BARAJINA GÖÇ ETTİLER.
BASINDA KUŞLARIN HABERİ ÇIKMASI İLE MERAKLILARDA BÖLGEYE ADETA AKIN ETTİ. BARAJ NİĞDE ÜNİVERSİTESİNİNDE BİR KİLOMETRE AŞAĞISINDA. 2003 YILINDA BARAJ KİRLENME NEDENİ İLE BALIKLAR ÖLMESİ İLE GÜNDEME GELMİŞTİ. BU KERE KUŞLAR BÖLGEDE DOKUYU DEĞİŞTİRDİ. DİK KUYRUK, FLAMİNGO,DENZİ KIRLANGISI,ANGIT GİBİ 100'E YAKIN KUŞ GÖÇ ETTİĞİ BARAJ ÇEVRESİNDE HİÇBİR ÖNLEM OLMAYINCA SAPANI İLE AVA MERAKLI ÇOCUKLARDAN ÇOBAN KÖPEĞİNİ YANINA KATIP BAKMAYA GİDEN VATANDAŞA DEĞİN ÇEVREDE OLUŞAN MERAKLILAR İLE KUŞLAR ZARAR GÖRMESİNDEN ÖTE BIRAKTIKLARI YUMURTALARDA TAHRİP OLUYOR.
DOÇ.DR BEKİR NECATİ, DOÇ DR AHMET KARATAŞ GİBİ NİĞDE ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ÜYELERİ ÇABA VE ÇALIŞMA İÇİNDE. ANCAK ACİL ÖNLEM ALINIP BÖLGENİN KORUNMASI GEREKİYOR. YOKSA YUVALARI, YUMURTALARI TAHRİP OLAN VE KİMİDE AVLANAN HAYVANLAR İLE ÖNEMLİ BİR DOĞA DENGESİNİN IŞIKLARI DAHA SÖNECEK. YETKİLİLERİ KONUYA DUYARLI OLMAYA ÇAĞIRIYORUM.NİĞDE BELEDİYESİ AKKAYA BARAJI ÜZERİNDEKİ ARITMA TESİSLERİNİ SÜREKLİ KONTROL EDİP ÇALIŞMASININ AKSAMAMASINI SAĞLAMAYA,NİĞDE ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ BARAJ ÇEVRESİNDE ÜNİVERSİTE İNŞAAT ATIKLARINI TEMİZLEYİP BÖLGEYİ KONTROL ALTINA ALMAYA ÇAĞIRIYORUM.
ÖMER FETHİ GÜRER
ENDÜSTRİ MÜHENDİSİ
BOR ŞEHRİ KİTABI YAZARI
Kuşlar
Dünyada yaklaşık 9700 tür kuş yaşamaktadır; Bu kuşların bir kısmı göçmen türler olup, yaşamlarını mevsimlere göre farklı ülkelerde geçirmektedirler. Ülkeler göçmen kuşların sadece kendilerine ait olmadıklarının bilinciyle bir araya gelerek, kuşların göç sırasında konaklayacakları alanlar ve beslenmeleri için uygun olanakları yaratmak ve onların zorlu göç yolculuklarını minimum kayıpla tamamlamaları için 1999 yılında "Afrika-Avrasya Göçmen Su Kuşları
Anlaşması (AEWA)"nı imzalamışlardır. Anlaşma 235 tür kuşun etkin olarak korunmasını öngörmektedir.
Aşağıdaki haritada anlaşmaya taraf olan ülkeler ile katılmayan ülkeler görülmektedir. Haritanın incelenmesinden Göç yolu üzerindeki
en önemli ülke olan Türkiye'nin bu anlaşmaya taraf olmadığı görülecektir. Derneğimiz 2004 yılının Ekim ayında Başbakanlık, Dışişleri Bakanlığı ve Çevre Orman Bakanlıkları'na gönderdiği yazılarla, Türkiye'nin de sözkonusu anlaşmaya katılmasını resmen talep etmiştir.
2005 yılı Türkiye'nin AEWA anlaşmasını imzalanması için çabalarımızı
birleştireceğimiz bir kampanya yılı olacaktır. Kuşlar kendi haklarını savunamıyorlar, onların yaşam ortam ve düzenini korumak sizin ellerinizde.. Kampanyaya katılmak için sitede hazırlanmış bulunan elektronik formu doldurmanız yeterli olacaktır.
İlker İnal
27.06.2005
ARKADAŞLAR KARTLARINIZA DİKKAT!
Bu sabah, bankamatikten para çekmek için İş Bankası Kazım Karabekir Şubesi'ne gittim. Herzamanki şekilde paramı çektim ama kart geri gelmiyordu.
Biraz dikkatli baktığımda resimde gördüğünüz düzeneğin kart giriş yuvasının hemen önüne takılı olduğunu gördüm. Ancak çekip zorlayarak kartımı alabildim. Herhalde benden sonra gelip kartı alacaklardı. Sonrası malumunuz. Lütfen bu haberi tanıdıklarınıza duyurun! Herkes uyanık olsun.
Dr. Ahmet Girgin - 16 Temmuz 2005 10:22
agirgin@turkiye.net
Dış güçler tarafından ülkemizin bütünlüğü ve yer altı zenginliklerimiz hedef alınmaktadır
Unutulmamalı ki ülkemizde arsa satın alanlar sade Amerikalılar veya sade Yahudiler değil... Ülkemizde siyasi üst kurmak isteyen siyasi güçler bu işi organize etmektedirler. İç karışıklıkların ve terörün yakın plandan desteklenmesi anlamına gelecek gelişmeleri daha bugünden yaşamaya başladık. Bunlara bağlı olarak bugünkü iktidar ve milletvekilleri sebep oldukları bütün olumsuzluklar ve gafletleri nedeniyle gelecekte milletimizin vicdanında yargılanacaklardır.
Zuhal TOPRAK
01.04.2005
YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR !
Yahudilerin ve Amerikalıların ülkemizden birbirleriyle bitişik arsa satın almaları gelecekte aynen Filistin'de olduğu gibi problemler doğurabilir. Satın alınan yerlerde diğer bir İsrail devleti oluşturulabilirler. Bu topraklarda bizimle savaşlar yaparak ülkemizin parçalanmasına ve bölünmesine sebep olabilirler. Ayrıca sattığımız bu topraklar devletlerarası hukuka göre resmen satın alan ülkelerin arsaları durumuna dönüşmektedir.
Bu sebeple ben yabancılara kontrolsüz toprak satışlarını çok tehlikeli ve mahsurlu buluyorum.
Filistinliler de dün Yahudilere arsa sattıkları zaman geleceği düşünmeden öğünüyorlardı. Bugün Yahudiler Filistinlilerin sattıkları topraklarda güçlü bir İsrail devleti kurdular ve Filistinlileri ise azınlık haline düşürdüler.
Rahşan ECEVİT
Flash Tv - Ceviz Kabuğu Programı
06.08.2005
Rahşan Ecevit : Türkiye satılıyor!
Eski Başbakanlardan Bülent Ecevit'in eşi Rahşan Ecevit, "Türkiye satılıyor, Türkler nerede" başlığıyla yaptığı yazılı açıklamada, yabancılara toprak satışını eleştirdi. Ecevit, yabancılara satışı yapılan toprakların "elçilik statüsü"nde olduğunu ileri sürdü. Amerika'da yaşayan Yahudiler'in, Filistin topraklarında yan yana parçalar halinde toprak satın aldıklarını belirten Ecevit, "Bu topraklar istedikleri büyüklüğe ulaşınca Burası İsrail'dir" dediler. Bugün benzer bir durum Türkiye için söz konusu" dedi.
Sabah Gazetesi - 15.05.2005
Kaşınızı çatsanız...
Necdet SEVİNÇ
PKK'nın Kerkük semâlarında bayrak dalgalandırmakla aslında Türkiye Cumhuriyeti'ne meydan okuduğunu idrak edemiyorsanız bu ülkeyi yönetemezsiniz!
İdrak ettiğimiz hâlde bayrağın asıldığı binayı o gün, o gece, o saatta berhava edemiyorsanız da yönetemezsiniz Türkiye'yi!
Sivilseniz de yönetemezsiniz, askerseniz de!
Bunun aksi vârit olsaydı, şehit cenazelerinin kaldırıldığı câmi avlularında karılar gibi ağlayıp, yetkisizlikten şikâyet etmezdiniz. Kutsal Türk çocuklarının hayatta kalmaları için ihtiyaç duyulan kanunların çıkarılmasını isterdiniz Meclis'den!
Sakın hiç kimse bana Meclis'in kutsiyetinden, millî iradeye müdahale edilemeyeceğinden, kuvvetler ayrılığı prensibinden falan bahsetmesin.
Bu Meclis'e müdahale etmeyen mi kaldı ki?
İMF'nin ve Avrupa Birliği'nin dayatmalarını; tasarı metinlerini dahi görmeden, gece - gündüz çalışarak kanunlaştırır da benim taleplerimi millî iradeye müdahale gerekçesiyle geri mi çevirir bu Meclis?
Mümkün mü bu?
Kaşınızı çatsanız dağları devirirsiniz be!
İşte beş evlâdımız daha şehit edildi. Kuzey Irak'dan geldiler, roketlerle Şemdinli Jandarma Karakolu'na saldırdılar ve inlerine döndüler.
Abdullah Gül, herhâlde iki yıldan beri yaptığı gibi; bu olaydan sonra gene eşkiyayı amerikalılara şikâyet edecek, onlar da "git Irak'lı yetkililerle görüş" diyeceklerdir.
Ya o na'pacaktır?
O da bize dönüp amerikalıların hassasiyetimizi paylaştığından ve meselenin Irak'lı yetkililerle görüşüldüğünden bahsedecektir.
Söyler misiniz lütfen, Irak'taki bütün yetkililer birer Amerikan kuklası değil mi?
Artık Amerika'nın Türkiye'yi oyaladığını anlamamak için aptal olmak gerekir, aptal!
Bu amerikalılar, Bağdat ve Kerkük'te bayrak dalgalandıran otuz kadar PKK bürosu sorulduğunda "o bürolar Demokratik Çözüm Partisi'ne aittir" demişlerdi.
Bu partiyi kim kurmuştur?
-PKK
Üstelik PKK'nın bürosu Bağdat'taki amerikan karargâhına sadece bir kaç adım mesafededir.
Demek ki no'luyor?
-Demek ki amerikalılar Abdullah Gül'ü ve bilumum Abdullah'ları, Abdullah Gül ve bilumum Abdullah'lar da bizi uyutuyor.
Fakat kutsal Türk çocukları da kutsal Türk Devleti de Abdullah'lara emanet edilmedi. Türk milli varlığı Türk Ordusu'na emanettir.
PKK eşkiyanın heykelini dikti beyler, Allah aşkına mevzuatın esiri olmayın, yoksa bizi esir düşüreceksiniz.
Yeniçağ Gazetesi - 06.08.2005
|