|
ÇALIŞMALARIMA İLGİ DUYANLARA
BEYAN OLUNUR
Ahmet TACEMEN
Kırk yıldır Umum Türk Etnolojisi esaslarında çalışmaktayım. Çalışmalarımda Emperyalist Güçlerin; tarihin dehlizlerine gömmek istedikleri Türk ırkının kimliğini, geçmişte yaşadığı ve yayıldığı sahayı, meydana çıkarmaktayım.
Çalışmalarım TÜRK KİMLİĞİ ve TÜRK SAHASI tespitleri üzerine; yaptığım folklor, etnografya ve toponimi araştırmalarımla, gerçekleştirilmektedir.
TÜRK KİMLİĞİ hakkında çalışmam tamamlanmış ve şu eserlerden oluşmaktadır :
1. Halkiyat Verileri Zemininde Türk Kimliği. Niğde Üniversitesi Yayınları. İkinci Baskı. Niğde 2002. 884 sayfa.
2. Halk Edebiyatı Verileri Zemininde Türk Kimliği. Niğde Üniversitesi Yayınları. İkinci Baskı Niğde 2002.771 sayfa.
3. Taş İnanışı Zemininde Türk Kimliği. Niğde Üniversitesi Yayınları.
Niğde 1999. 622 sayfa.;
4. İslâm Öncesi Edebiyat Zemininde Türk Kimliği. Niğde Üniversitesi
Yayınları. Niğde 2001.666 sayfa.
5. Rivayetler Zemininde Türk Kimliği. 1050 sayfa. Basıma hazır.
6. Varolmanın Esasları Zemininde Türk Kimliği. 2000 küsur sayfa. Basıma hazır.
TÜRK SAHASI hakkında çalışmam; yersuadları - toponimler üzerine, Bulgaristanda ve Anadoluda yaptığım arazi araştırmalarıma ve çeşitli zamanlara ait tarihi, siyasi Coğrafyalardan çıkartıp, işlediğim verilere dayanmaktadır. Her iki tür verilerin mukayeseleriyle, beş ayrı bapta toplanan etütler; teşekkülleri ile Türklerin ezelden yaşadıkları yerleri; adeta yöre yöre, coğrafya olarak, su üstüne çıkarmışlardır.
Toponimlerin; Historik, Lengüistik, Etimolojik, Semantik, Fonksiyonel açıdan, mukayeseli tahlilleriyle tespit edilen coğrafya; Arkeoloji ve Genetik ilimleri tarafından doğrulanmaktadır. Neticede yıllardır Türklerin anavatanı olarak gösterilen "Orta Asya", tarihe karışmaktadır. Zaten uyduruk bir terim olan "Orta Asya" yerine; Kuzeyde İtalyayı, Alpleri, Güneydoğu Avrupayı, Karpatları, Uralları, Sibiryayı; Güneyde Kazakistanı, Tibetleri, İran Yaylalıklarını, Anadoluyu ve Arap Yarımadasını içine alan TÜRK SAHASI gelmektedir.
Çalışma; Roma, Büyük İskender, Bizans, Osmanlı imparatorluklarının zemini olan kadim TÜRK SAHASI hakikatinin tanınmasını, hızlandıracaktır. Burada mesele Türk Sahası - Mısır - Magrip rabıtasının tanınmasıdır. Bugün ilim muhitlerinin Türk Sahası hakikatini tanımaları için, yeterli birikim mevcuttur. Toponimler üzerine ayrı cihetlerden yapılan Türk Sahası çalışmaları; Türk ırkı hakkında bilinen, ancak kabullenilemeyen hakikatleri, kabul ettireceklerdir.
Tarih ilmi ile alâkalı saplantılar, değişeceklerdir. Beşeriyet, dolayısıyla devletler; Kadim Türk Sahası hakikatini, tanıdıklarında; Türk ırkı ve kavimleri hakkında yeni değerlendirmeler gelecektir. Dünya, Türk ırkına, vefa borcu olduğunu, hatırlayacaktır.
Yaş haddinden 67 yaşımda, 5 Haziran 2006 tarihinde, emekli olmaktayım. Emekliliğimde TÜRK SAHASI çalışmamı bitirmem, TÜRK KİMLİĞİ çalışmamın tashihini yapmam ve bu sırada her iki çalışmanın, uyumunu sağlamam, icap etmektedir.
İşbu çalışmalarımı tamamlayabilmem hususunda, ivedi olarak, sponsora ihtiyacım vardır. İlgi duyanlara, beyan olunur.
07.05.2006
atacemen@mynet.com
|