fethiye.acar.sitemynet.com
HABER ABC

olaylar
Taciz
Avrupa
Kıbrıs
Bakış
Haberler
Sil baştan
Gizli Plan
Görüntü
Dilimiz
Uyarılar
Çukurlar
Mum ışığı
Hakaretler
Kadınlar
Doğalgaz
Sağlık
Europe
Tepkiler
Bağlantılar

olaylar


Türkiye

ATATÜRK


gazete

Neden bunlar önlenmiyor?

GÖZ GÖRE GÖRE HIRİSTİYANLIK PROPAGANDASI!...

İNSANLARIMIZI KANDIRIYORLAR!

Merhaba,
Her Pazar günü, saat 13:00'de Türkçe dua ayinimiz vardır. Şifa duası,
bereket, lanet ve büyü kırma, stres, ümitsizlik, aile problemleri,
çaresizlik, korku, vs. Hiçbir ücret alınmıyor.

Alo Dua (Protestan Kilisesi)
Prof. Ali Nihat Tarlan Cad.
Koy Arkası Sok. 13/5
Akaryıldız İş Merkezi
İçerenköy, İstanbul

Lütfen bizi arayınız! 0216 469 2660/1

Saygılarımızla,
Alo Dua

TACİZ RAPORU MÜDÜRÜ YAKTI

Ordu Emniyet Müdürü Ömer Sağırkaya, bir kadını taciz ettiği yönündeki rapor nedeniyle merkeze alındı. ==>

Milliyet Gazetesi
04 Haziran 2005 Cumartesi

Kız meselesi okul karıştırdı

Diyarbakır'da iki lisenin öğrencileri arasında kız meselesi nedeniyle çıkan bıçaklı kavgada, 7 öğrenci yaralandı. ==>

15.04.2005 14:11 - Bu haber 16.191 kişi, Mynet Haber bugün 313.983 kişi tarafından okundu

HABER TÜRK

Trabzonspor, bir kadını taciz ettiği gerekçesiyle süresiz kadro dışı bıraktığı İbrahim Ege'yi affetti!!! ==>

Hürriyet Gazetesi

Amerikalı narkotikçinin arkadaşı da tacizci çıktı

Üç hafta önce, Hürriyet Pazar Gazetesi'nde yayınlanan haberde, 25 yaşındaki Canan Tatlı'nın başından geçen taciz hikayesi anlatılıyordu. ==>

Hürriyet Gazetesi
16.05.2004

İlçede tecavüz paniği

Çorum'un Sungurlu İlçesi'nde 13 ve 14 yaşlarında dört çocuğa beş yıl boyunca zorla ve para karşılığı tecavüz edildiği iddiaları ilçeyi karıştırdı. Okul önlerinde güvenlik önlemi olmamasına tepki gösteren aileler, çocuklarını okuldan almak için okul önlerine koştu. Zanlıların çoğunun esnaf olması nedeniyle çocuklar adeta evlere kapandı. Jandarmaya yapılan bir ihbar sonucu başlayan tecavüz soruşturmasında 17 esnaf ve esnaf çocuğu gözaltına alındı.
......
Sabah Gazetesi - 16.04.2004

Veli Kalli'den : AKP DOSYASI

komşusu tarafından tecavüz
edildiği için öldürüldü

Mart ayında Şanlıurfa'da bir mahkeme, 2002'de Emine Kızılkurt'u komşusu tarafından tecavüz edildiği için öldüren 14 yaşındaki erkek kardeşine ömür boyu hapis cezası vermiştir; mahkeme 8 aile üyesine de cinayeti onayladıkları için 17 yıl hapis cezası vermiştir. Söz konusu dava yıl sonu itibariyle temyizdedir.

HABERLER

Yuvada dehşet

Küçükyalı'daki çocuk yuvasında, iki kardeşe koğuş annesi işkence yaptı, diğer çocuklar dayak attı, koğuş abisi de tecavüze kalkıştı
....
Sabah Gazetesi - 23.03.2004

Yurtlarda alarm

Şimdi de Ağrı: Bir celep erkek yetiştirmedeki üç çocuğa tecavüz sanığı.

İzmir Barbaros Çocuk Köyü ve Bornova Erkek Yetiştirme Yurdu'ndaki skandalların dumanı tüterken, Ağrı Erkek Yetiştirme Yurdu'nda da çocuklara tecavüz edildiği iddiası ortaya atıldı.

ÜÇÜ BELLİ OLDU

Yurttaki üç çocuk bir hayvan tüccarının kendilerine tecavüz ettiğini söyledi. Tutuklanan sanığın dışarıda beş çocuğa daha tecavüz ettiği iddia edildi.

Sabah Gazetesi - 19.02.2005

Yurtta tecavüz iddiası

KODADIMEDYA

Kaçırdıkları anaokulu öğretmenine tecavüz edip canice öldüren tinercilerden dördü, yeni TCK ile artık özgür...

Annenin isyanı
Kızını tecavüz edip öldüren, kendisini doğrayan tinercilerin yeni TCK'yla serbest kalmaları anne Hanım Yeşilyurt'u şok etti

Hanım Yeşilyurt, Ümraniye'de 7 yıl önce anaokulu öğretmeni olan kızı Serpil Yeşilyurt'la birlikte bir yakınlarının kına gecesine gitmek üzere evden çıkmıştı. Gecenin karanbğında Yollarını bir grup serseri kesti. 15-16 yaşlarında 8 tinerci, arkadaşlarının hapisten çıkmasını kutluyordu! Bu hain kutlama, 20 yaşındaki Serpil öğretmenin sonu oldu. Annesi Hanım Yeşilyurt'un da bitmek bilmez acılarının kaynağı. Canı gibi sevdiği kızı gözlerinin önünde defalarca tecavüze uğradı. Kendisi de... Ve yavrusu gözlerinin önünde yüzlerce bıçak darbesiyle çığlık çığlığa hayatını kaybetti. Hanım Yeşilyurt, 20'si öldürücü 58 bıçak darbesinden mucize eseri sağ kurtuldu. Ama yaşadıklarından sonra binlerce kez ölmeyi tercih etmişti. Hanım Yeşilyurt'u vücudundaki onlarca yaradan çok, yaşadığı acı kahretti.

Gözaltı süreci, mahkemeler, davalar... Olayda asli rol oynayan 4 sanık, yaş indirinıiyle birlikte 36 yıla mahkum edildi. Cezalar Yargıtay tarafından henüz onanmadan çıkan Rahşan Ecevit Affı'yla beraber katillerin cezaevirden çıkma ihtimali belirince, "Ecevit'in çocuğu yok ki beni anlasın" sözleriyle tepkisini dile getiren Hanım Yeşilyurt'un isyanı bu kez çok daha büyük. Zira, tinercilerden dördü yeni TCK'yla tahliye edildi.

Kızıyla yaşadığı olayın maddi izlerini hala taşıyan, kızının çığlıkları hala kulaklarında çınlayan Hanım Yeşilyurt, suçlular yakalandığında çok sevinmiş. "Ama bu sevinç uzun sürmedi. Önce onların aldığı cezaya kızdım. Bunu yapanlar topu topu 36 yıl cezaya çarptırıldılar. Ben hakimin kalem kırmasını bekliyordum" diyor öfkesini zor bela kontrol ederken.

Başbakan da kız babası
Yıllardır kötü anıları tekrar tekrar yaşamış, olayla ilgili her haber çıktığında fenalaşmış. Tinercilerin 7 yıl yatmasına "Ecevit'in çocuğu yoktu beni anlamıyordu. Ama Başbakan'ın iki kızı var. O da mı anlamıyor? Elini vicdanına koysun, iki kız çocuk sahibi. Nasıl çıkarır bunları? Hakimin kalemi kırmasını bekliyordum. Artık bize zarar veremeyecekler diye düşünmüştüm. Benim hayatımı söndürmüşler, onlar çıkarıyorlar. Tayyip Erdoğan benim can güvenliğimi sağlıyor mu ki onları bırakıyor" sözleriyle isyan ediyor.

Vatan Gazetesi
20 Haziran 2005 - 13:15

Haber Vitrini

8 YAŞINDAKİ KIZA TECAVÜZ EDEN 8 KİŞİ KENDİLERİNİ İHBAR EDEN ÇOCUĞU DÖVE DÖVE HASTANELİK ETTİ

Bandırma'da ilköğretim okulu öğrencisi Hüseyin Cevahir, 12 kişi tarafından dövülerek hastanelik edildi. Bir grup çocuğun, 8 yaşındaki kıza tecavüz ettiklerini öğrenen Hüseyin Cevahir (13) olayı öğretmenine söyleyince kemerle darp edildi. Tedavi altına alınan Cevahir, hayati tehlikeyi atlattı. Polis olaya karıştıkları gerekçesiyle yaşları 11 ila 17 arasında değişen 8 kişiyi gözaltına aldı.

Zaman'ın sorularını cevaplayan Hüseyin Cevahir, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Bir arkadaşım bana mahalleden bir kıza tecavüz ettiklerini söyledi. Ben de gittim öğretmene anlattım. Daha sonra Özgür adında bir abi bana gelip "Niye öğretmene söyledin?" dedi. Ben de "Söyledim işte!' cevabını verince" Tamam, sana bir şey yapmayacağız.' dedi. Ertesi gün okul çıkışında, ağzımı kapatarak ziraat bahçesine götürdüler. Elbiselerimi soyduktan sonra üstümü tuzlayarak kemerlerle dövdüler. Gerisini hatırlamıyorum."

Bandırma SSK Hastanesi Psikiyatri Uzmanı İlkay Başak, şiddete maruz kalan çocuğun ileriki yaşlarda stres bozukluğu travması yaşayabileceğini söyledi. Başak, Hüseyin Cevahir'in ömrü boyunca belirli zamanlarda ruhsal bozukluklar geçireceğini, anti sosyal hareket bozukluklarında bulunabileceğini belirtti.

Zaman Gazetesi
Haber Vitrini - 29 Mayıs 2004 Cumartesi 01:44

15 YAŞINDA ÖĞRENCİ ÖĞRETMENİNE TECAVÜZ ETTİ

İngiltere'de 15 yaşındaki bir öğrencinin, 28 yaşındaki öğretmenine tecavüz suçlamasıyla yargılandığı bildirildi.

AVCILAR HABER - 13.09.2004 Saat: 19:07

Ömer Fethi GÜRER :
"NİĞDE'Lİ DERNEKLER FEDERASYONU KURULDU..."
BAŞKAN HAFİZE ŞAHİNER NİĞDE'Lİ DERNEKLERE ÇAĞRI YAPTI!
Haber Niğde Sitesinde

AVCILAR HABER - 13.09.2004 Saat: 19:07

Ana okulunda tecavüz ettiler

haberler

Rahşan Ecevit: Türkiye satılıyor!

Eski Başbakanlardan Bülent Ecevit'in eşi Rahşan Ecevit, "Türkiye satılıyor, Türkler nerede" başlığıyla yaptığı yazılı açıklamada, yabancılara toprak satışını eleştirdi. Ecevit, yabancılara satışı yapılan toprakların 'elçilik statüsü'nde olduğunu ileri sürdü. Amerika'da yaşayan Yahudiler'in, Filistin topraklarında yan yana parçalar halinde toprak satın aldıklarını belirten Ecevit, "Bu topraklar istedikleri büyüklüğe ulaşınca Burası İsrail'dir' dediler. Bugün benzer bir durum Türkiye için söz konusu" dedi.

Sabah Gazetesi - 15.05.2005

Ecevit, Ceviz Kabuğu'nda konuştu

Usta Gazeteci Hulki Cevizoğlu'nun hazırlayıp sunduğu Ceviz Kabuğu'na katılan Eski Başbakan Ecevit, "Bush yönetimi büyük imparatorluk hayali kuruyor, ama onun da gücü her yere yetmiyor" açıklamasını yaptı. Önemli açıklamaların yapıldığı Ceviz Kabuğu programında geçtiğimiz haftalarda olduğu gibi yine yayın kesintisi yaşandı. Ekranlar açıklanamayan nedenler yüzünden 22 dakika karardı.

Cevizoğlu'nun, Yeniçağ Gazetesi yazarlarından Savaş Süzal'ın yazısından örnek vererek, "Erzurum, Trabzon ve Sivas gibi milliyetçi akımların yüksek olduğu kentlerde Türk ve Kürt vatandaşları kapıştırıp, iç savaşa doğru götürmek için provokasyonlar yapılıyor. Saddam Hüseyin'e de "36.Paralelin üstünde uçamazsın" demişlerdi. Amerika, önce ortalığı kızıştıracak, kamplara bölecek, sonra da Saddam Hüseyin'e yaptığı gibi dünya barışı için Diyarbakır'ı uçuşa yasak bölge ilan edecek deniyor. Böyle bir teori mantıklı mı?" sorusu üzerine Ecevit, "Bush ve arkadaşları garip şeyler gündeme getiriyor. "No Fly Zone" (uçuşa yasak bölge) olmaz demiyorum. Bush yönetimi büyük imparatorluk hayali kuruyor ama onun da gücü her yere yetmiyor" açıklamasını yaptı.

Erdoğan: Ülkemi pazarlıyorum

Deniz Baykal - Baykal'dan Çok Ağır Benzetme!  (Aktif Haber)

Tepki : Deniz BAYKAL'dan!

Erdoğan: Ülkemi pazarlıyorum

Ceviz Kabuğu'nda Ekranlar Karardı

Önemli açıklamalar yapılırken, geçtiğimiz haftalarda olduğu gibi yine Ceviz Kabuğu'nda yayın kesildi. 22 dakika süren kesintide 00.34'te ekranlar tamamen karardı. 00.56'da ise tekrar yayına girilebildi. Bunun üzerine, Cevizoğlu seyircilere dönerek, "Siz benden bir açıklama bekliyorsunuz, bir yerde yağmur mu yağıyor? Fırtına mı var? Başka bir şey mi var? Ben yayıncıyım. Teknik konu benim bildiğim bir konu değil. Ben de arkadaşlarıma soruyorum. Ama şu ana kadar bir açıklama yok. Yine bilemediğim bir nedenle yayın gitti. Umuyorum sayın Ecevit'in açıklamalarını size iletme şansımız olur. Biz buradayız, teknik imkanlarımız da el verirse yayına devam edeceğiz" dedi. Ceviz Kabuğu'nda benzer durum geçtiğimiz haftalarda da yaşanmıştı. Kritik açıklamalar yapıldığı sırada böyle bir durumun meydana gelmesi yine kafalarda soru işaretlerine neden oldu. Yayın kesintisi yaşandığı sırada Flash TV'nin telefonları kilitlendi. Hem yurt içi hem de yurt dışındaki izleyicilerden "Yayınınızı izleyemiyoruz" şeklinde e-posta ve fakslar geldi.

Yeniçağ Gazetesi

Tavizler olayları körüklüyor !

Daha ne zamana kadar bu gidişe sessiz kalınacak !
Avrupa sevdasıyla ihmal ve ihanet zirveye çıktı ! Terör bir aczin boşluğunda at koşturuyor. Kapkaçcılar, eşkıyalar ve teröristler şehrin göbeğine kadar indiler. Bunlara dur deme zamanı geldi ! Cumhurbaşkanımız bu kötü gidişi engellemeli ve ihanetleri durdurmalıdır!

Ayla SONGÜL
12.05.2005

15.08.2005 13:55 - Bu haber 19.916 kişi, Mynet Haber bugün 338.515 kişi tarafından okundu.

Trende kapkaç dehşeti

MYNET HABER :  Trende kapkaç dehşeti

Kumkapı Tren İstasyonu'nda bir kadın, çantası alındıktan sonra trenden atıldı.

Küçükçekmece'ye gitmek üzere Sirkeci'den trene binen, emekli bir başkomiserin eşi olduğu öğrenilen Nurcan Kadik (46), Kumkapı Tren İstasyonu'na geldiğinde, yanına yaklaşan kimliği belirsiz bir şahıs, kolundaki çantayı ve boynundaki zinciri çekip almak istedi. Kapkaççılar Kadik'in direnmesi üzerine kadını hareket halindeki trenden aşağı attı. Kadik, kanlar içinde rayların üzerinde kalırken, kapkaççılar trenden bir sonraki istasyona kadar gitti. Çantayı burada trende bırakan kapkaççılar, kaçarak izlerini kaybettirdi. Ağır yaralanan Kadik, vatandaşlar tarafından perona alındı. Vatandaşlar durumu polise ve sağlık ekiplerini bildirdi. Kadik'in çantası bir süre sonra Yenikapı İstasyonu'nda vatandaşlar tarafından bulanarak görevlilere teslim edildi. Görevliler de çantayı olay yerine getirerek Kadik'e idade etti.

Görgü tanıkları, kapkaççıların kadının boynundaki zinciri koparıp, çantayı aldıktan sonra trenden attığını söyledi. Yetkililer, görgü tanığının olayı anlatmasına tepki gösterince, görgü tanığı ile yetkililer arasında kısa süreli bir tartışma yaşandı.

Acılar içinde kıvranan Kadik, ambulansla Haseki Hastanesi'ne kaldırılırken, olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı. Kadik'in sağlık durumunun ciddi olduğu öğrenildi.

MYNET HABER - 15.08.2005

MYNET HABER - Trende kapkaç dehşeti

PKK'yı meşrulaştırma senaryoları

Bütün olayların arkasında dış güçler var... Türkiye'nin iki yakasını bir araya getirtmemeye çalışıyorlar.
Son olarak bir erimizin PKK tarafından kaçırılması ve sağ olarak teslim edilmesi de senaryonun birer parçaları...
Tırmanan olaylar ve PKK taktikleri T.C. Devletini PKK ile masaya oturtmaya zorluyor. Böylece hem PKK güç kazanacak hem de bir Kürt devletinin kabul edilmesi için ilk adım atılmış olacak.
Bütün bunlara rağmen dış destekli bu planlara da ses çıkarmayan veya yeterli bir politika takip etmeyen T.C. Hükümetini ve Türk halkını da zor günler bekliyor.

Ayla DAĞISTANLI
21.07.2005

11.08.2005 18:01 - Bu haber 4118 kişi, Mynet Haber bugün 635.791 kişi tarafından okundu

"Ölümler sürpriz değil"

İstanbul Tabip Odası'nda, son zamanlarda yaşanan bebek ölümleriyle ilgili bir basın açıklaması yapıldı.
Toplantıda, Tabipler Odası Başkanı Dr. Güray Kılıç, Dr. Ali Özyurt, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yeni Doğan Ünitesi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yıldız Terk ve Kocaeli Üniversitesi Sağlık Meslek Yüksek Okulu'nda öğretim görevlisi Prof. Dr. Seçil Aksayan hazır bulundu. Dr. Güray Kılıç toplantıda yaptığı konuşmada, "Önce Haziran ayında Trakya Tıp Fakültesi Hastanesi'nde, sonra Temmuz ayında Manisa Doğum Çocuk ve Bakımevi'nde, son olarak da Ağustos ayında Erciyes Üniversitesi Gevher Nesibe Hastanesi'nde görülen ve hastane enfeksiyonları sonucu oluştuğu belirtilen bebek ölümleri, kamuoyunda ve sağlık çalışanları arsında derin üzüntü ve kaygıya yol açtı. Geleceğimiz olan bebeklerimizin ileriki aylarda benzer ölümcül olaylarla karşılaşmaması için Türk Tabipleri Birliği ve İstanbul Tabip Odası konuyu araştırmak için bilimsel bir komisyon kurmaya karar vermiştir" dedi.

Komisyonun konuyla ilgili ön değerlendirmesini ana başlıklar altında toplayan Kılıç, sözlerine şöyle devam etti:
"Enfeksiyonlara bağlı ölümler, tüm dünyada ölüm nedenleri arasında ön sırada yer almaktadır. Son 2 aydır meydana gelen ölümlerle ilgili bulgular, Edirne ve Kayseri'deki ölümlerin hastane enfeksiyonları, Manisa'daki 2 ölümün ise enfeksiyon dışı nedenlerle gerçekleştiği yönündedir. Meydana gelen üzücü ölümler, ülkemiz sağlık sisteminin mevcut durumu göz önüne alındığında ne yazık ki sürpriz değildir. Sağlık Bakanı Dr. Recep Akdağ'ın 'Dünyanın her yerinde böyle şeyler oluyor' şeklindeki yaklaşımını benimsemek mümkün değildir. Bu trajik ve ciddi sorunun kaynakları araştırıldığında, öncelikle karşımıza sağlık personelinin seçimi, istihdamı ve eğitimi çıkmaktadır. Yoğun bakım ünitelerinde her bir yada 2 hasta için bir hemşire görevlendirilmektedir. Ülkemizde ise, bir hemşireye düşen hasta sayısı 4 ve 10'a hatta 20'ye çıkabilmektedir. Hastanelerdeki hemşire ihtiyacı bu kadar büyük olmasına rağmen işsiz hemşire sayısı 35 bindir. Yoğun bakım servisinde çalışan hemşireler, bir çok yoğun bakım cihazını tanımalı, asepsi antisepsi kurallarını bilmelidir. Yoğun bakım servislerinde temizlik çok önemsenmesi ve dikkat edilmesi gereken bir konudur. Diğer bir sorunda alt yapı eksiklikleridir. Yenidoğan enfeksiyonlarının önlenmesinde anne sütünün verilmesi çok önemlidir. Sorunların bir nedeni de hastane yönetimlerinin işleyiş bozukluğundan kaynaklanmaktadır. Türkiye'deki bebek ve çocuk ölüm oranları savaş ve işgal koşullarında yaşayan Irak dışındaki komşularımızdan fazladır. Yaşanan ulusal sağlık politikası sorunu olup, bütüncül ve kamucu bir yaklaşımla ele alınmamalıdır."

Açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Dr. Yıldız Terk, "Biz de hala bazı bebekler evde doğuyor. Erken doğum oranı çok yüksek, hatta bazı bebekler doğum ünitesinde kalmıyor. Yoğun bakım bebekleri, prematüre bebekler hasta olmaya, enfeksiyon kapmaya çok müsait. Evde doğan bebeklere bakmak çok zor. 112 ambulanslarında, yeni doğan kurslarında yetişen personel yok, bebeklere ilk yardım yapılamıyor. Sadece enfeksiyon ya da doktor ve hemşire ilgisizliği ve bilgisizliği ölümlerin tek sebebi değil" diye konuştu.

MYNET HABER -  "Ölümler sürpriz değil"

Ankara'da kolera alarmı

Sağlık Bakanlığı'nın defalarca "Ankara'da kolera vakası yok" açıklamalarına rağmen AKŞAM'ın konuştuğu hekimler Ankara'daki kolera salgınını doğurladı. SES Başkanı Dr. Köksal Aydın, 20'si doktor yaklaşık 130 kişinin tedavi altına alındığın açıkladı. Hastanelerin kimi bölümleri ise karantinaya alındı.

Ankara Numune Hastanesi'nde görevli ve isminin açıklanmasını istemeyen bir hekim, koleranın kentin değişik bölgelerinden gelen kişilerde görüldüğünü belirterek şunları söyledi:

Broşürler hazırlandı

"Farklı bölgelerde görülmesi suyun önemli bir geçiş noktası olduğunu ortaya koyuyor. Numune Hastanesi çalışanlarında da kolera başgösterince hastane yönetimi tedbir aldı. Hastanenin su depoları da incelenmeye alındı. Çeşmelerden su içmek yasaklanarak, su damacanaları konuldu. Mönüde tavuk veya yumurtalı besinlerden kaçınıldı. Onun yerine hastalara çorba, makarna veya cacık veriliyor."

Ankara'da 1994 yılında da ölümlere varan kolera salgını olduğunu hatırlatan hekim, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ankara Çayı'nın suyu ile yetiştirilen besinlerin tüketilmemesi gerektiği konusunda yetkilileri uyarmıştık. Ancak aradan geçen 11 yıl rağmen önlem alınmadı ve şimdi kolera yine gündemde. Bu salgınla ilgili Ankara Çayına dikkat edilmeli. Ankara İl Sağlık Müdürlüğü ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı hastalıktan korunma yöntemleri ile ilgili broşürler bastırmaya başladı."

Belediyeden esnafa klor

Ankara'da koleraya karşı Çankaya Belediyesi de önlem alarak diğer belediyelere de örnek olabilecek bir uygulama başlattı.

Belediye görevlileri sebze ve meyvelerden geçebilecek her türlü bulaşıcı hastalığa karşı esnafa klor tabletleri dağıtmaya başladı. Çankaya Belediye Başkan Yardımcısı Aysun Esengil zabıta ekiplerinin Çankaya Belediyesi sorumluluk alanındaki pazar yerlerini dolaşarak esnafa klor tableti dağıttığını belirtti. Esengil uygulamanın sadece koleraya yönelik olmadığının altını çizdi.

Niye saklanıyor

"Ankara'da yüzde 100 kolera var" diyen Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Başkanı Dr. Köksal Aydın ise hastalığın ilk olarak sağlık çalışanlarında görüldüğünü açıkladı.

Ankara'daki hastanelerde 20'si hekim, 30 sağlık çalışanının koleradan tedavi gördüğünü belirterek, "Ancak bu hastalık kayıtlara kolera olarak geçirilmedi. Sağlık Bakanlığı'nın saklaması gereksiz. Çünkü hastalığa yakalananlar doktor, bizler doktoruz, neyi kimden saklıyorsunuz?" diyerek tepkisini dile getirdi.

Ankara'daki yaklaşık 130 kişinin koleradan tedavi gördüğünü açıklayana Dr. Aydın, "Bir kolera hastası, etrafındaki 100 kişiyi ilgilendirir. Gerek Sağlık Bakanlığı, gerek Büyükşehir Belediyesi bir takım tedbirler alıyor. Sulardaki klor oranı artırılıyor. Bu hastalık az gelişmişliğin bir göstergesidir" dedi.

Herkes tedirgin

Ankara'da kolera salgını olduğu halde Sağlık Bakanlığı'nın kamuoyuna bunu açıklamamasına ve alınması gereken tedbirler konusunda uyarmamasına anlam veremediğini belirten Türk Tabipleri Birliği 2. Başkanı Dr. Metin Bakkalcı da 'Sağlık Bakanlığı'na "bunu açıklayın" dedik. İnsanlar tedirgin oluyor. Bu konu açıklanmadığı zaman her türlü spekülasyonlar yapılıyor' diye konuştu.

neden halktan gizleniyor? - Başkent'te kolera alarmı

www.kontv.com.tr -  Kolera salgını saklanıyor mu?

NET HABER

ankara haber

Kötülüklerden huzur duyanlar!

Günümüzde bazı unsurların yerlerinde olmadığını görüyoruz. Kişiliğe saygının yerinde başka şeyler var. Kötülüklerden huzur duyanlarla birlikte yaşıyoruz. Tahammülsüzlükleri körükleyen çekememezlikler, tacizlere sebep olan kışkırtmalar yayıldıkça yayılıyor. Değerlere açık açık saldırılar yapılıyor. Ortaya hiç bir eser çıkaramayanlar eser sahiplerine sataşma cesareti bulabiliyorlar. Çevredekilerin bu gelişmeler karşısındaki «haksızlığa taraf olma gibi suskunlukları ise» oldukça düşündürücü !

Suna Beyazyüz

09.05.2005 tarihinde Pazartesi günü saat 16:53'de yazara bir mesaj gönderildi!

¤ Duyarlılık göstererek açıklamıyoruz
¤ Bu mesaj şu an elimizde!
¤ Yazara gösterilen tepkinin arkasında bir asistan var !

1) Aylar önce bir tacizle ilgili duyarlılık göstererek ilgilileri uyaran yazara, mesaj gönderen asistan kim ?
2) Bu mesajda asistan hangi partiyle ilişkili olduğunu yazdı? Yazara mesajında neler açıkladı ?
3) Hiç bir şey yokken aynı yazara karşı savaş açan kişinin bu asistanla olan ilişkisi hangi seviyede?
4) Kışkırtmaların perde arkasında kimler var?
5) Mesleğine de saygısızlık yapan Psikolojik Danışman'ın amacı ne?

Meydanı boş buldular

İnternet Terörü

Psikolojik Danışman'ın Psikolojik Danışman'a ihtiyacı var...

Adana ilinde "Psikolojik Danışman" olarak görev yapan bir kişi "Mailin yankılarının kısa sürede bu kadar büyümesi hoşuma gitti..." diyerek mesleğini tartışılır hale getirdi.

Son günlerde, uluslararası edebiyat ve sanat alanında ismini duyuran, Kuzey Amerika'dan Afrika'ya kadar bir çok ülkede çalışmaları yayınlanan ve bir çok ödül sahibi, Niğdeli bir şairimizi susturmak ve yazılarını yayınlatmamak için geri plandan bir Öğretim görevlisinin de kışkırtıcılık yaptığı tahmin edilen bir kaç kişinin yazılarıyla Nigdeliyiz@yahoogroups.com'da bu şairimize hakaret ettiklerini öğrendik. Bunlardan birinin sonradan gruba yazdığı mesajında : "Mailin yankılarının kısa sürede bu kadar büyümesi hoşuma gitti..." diyecek kadar ileri gittiği ve "bu kişinin bu vasfıyla" Adana ilinde "Psikolojik Danışman" olarak görev yaptığı da kendisi tarafından açıklandı.
Durumu Niğde Emniyet Müdürlüğüne ve Niğde Valiliğine de bildirdiğini kaydeden şairimize geçmiş olsun diyor, Savcılığımızın da gerekli tahkikatı başlatacağını ve kanunlarımızın tacizcilere ve kışkırtıcılık yapanlara fırsat vermeyeceğinin kamuoyuna gösterileceğini umuyoruz.

Niğde - 01.09.2005

Brüksel Zirvesi Sonuç Bildirisi

17 Haziran 2005 tarihli Brüksel Zirvesi Sonuç Bildirisi (Presidency conclusions - Brussels, 16 and 17 June2005)'nin orijinal metninde yaptığımız inceleme sonucunda söz konusu bildiride Türkiye başlıklı bir bölüm bulunmadığı ve 23. maddenin tamamen farklı bir konu ile ilgili olduğunu tespit ettik.

İlgilenen arkadaşlar bildirinin orijinal metnine aşağıdaki link vasıtasıyla ulaşabilir.

Brüksel Zirvesi Sonuç Bildirisi

Brüksel Zirvesi Sonuç Bildirisi'nden...

YORUMSUZ !!!

"Presidency Conclusions"
Madde: 23.. "..müzakerelerin yalnız Türkiye'yle değil, diğer devletlerle de yapılabileceğini...
Müzakereler sırasında Türkiye birkaç devlete bölünürse veya güneydoğu bölgesinde bir Kürt devleti kurulursa, yeni bir karara gerek olmaksızın onlarla da müzakere yapılacağına...

ÖNEMLİ NOT :

Lütfen yurtseverlik görevinizin gereği bu durumdan herkesi haberdar edin...
Türkiye'miz üzerine oynanan oyunları herkes öğrensin...

Sayfa koparmaya
tepki yağıyor

HABER TÜRK  -  Defter krizi : BAŞBAKAN ERDOĞAN'I KIZDIRAN DEFTER MÜZEDEN KALDIRILDI

SKYTÜRK : Defteri niye yırttın?

Hürriyet Gazetesi : "Ben çiftçi Mehmet değilim"

BEBELERE MAYIN, Yılmaz Özdil, Sabah Gazetesi

Appel à nos amis français

"La loi visant à sanctionner tout déni du "génocide arménien" semble être de nature à entraîner des conséquences particulièrement néfastes.

Adoptée, cette proposition de loi risquerait en effet, entre autres:

- d'empoisonner durablement les relations de tout ordre entre les Etats et les peuples de Turquie et de France;

- de substituer le politicien à l'historien, ouvrant ainsi la voie à une appréciation erronée du passé;

- de limiter le domaine de la liberté de pensée et d'expression et de ternir, par conséquent, l'image de la France, en tant que "patrie de la liberté"

- de nuire à l'exercice de mémoire et au travail de clarification historique entrepris depuis peu par un certain nombre d'intellectuels turcs.

Le fait que ce texte ait été déposé par le groupe socialiste attriste particulièrement les sociaux-démocrates turcs. Nous espérons vivement que cette proposition ne sera pas soutenue par la majorité des socialistes et des parlementaires français.

Aydın CINGI
Président de SODEV
Fondation pour la Social-démocratie

BASINA VE KAMUOYUNA DUYURU

KENENİN KULAĞA KAÇMASI
GSS KAPSAMINA GİRİYOR MU?

Prof. Dr. Mehmet Neşşar

Prof. Dr. Mehmet Neşşar

Basında her gün kene ile bulaşan Kongo Ateşi Salgını ile ilgili açıklamalar yer almaktadır. Son örneklerden birisi de bir yurttaşımızın kulağına kene kaçması trajedisidir. Sağlık Bakanlığı bu konuda hiçbir önlem almadan, sessiz kalmayı tercih etmektedir. Konunun acıklı yanı çıkartılan Genel Sağlık Sigortası(GSS) yasasına göre bu hastaların kapsam dışı kalmalarıdır. Yasaya göre bir kurulun toplanarak hangi hastaların GSS kapsamında olduğunu saptayana kadar her hastalık aslında kapsam dışındadır. Kaldı ki, kene hastalığı kapsam içerisine alınsa, hastaların başvurduğu sağlık kuruluşları rahatlıkla "Listede Kongo Ateşi var ama kulağa kene kaçması sayılmamış, yada kene kulağa kaçmış ama Kongo Ateşi çıkmamış dolayısı ile ancak parasını cebinden ödersen kulağına bakabiliriz" diyebilecek ve yurttaşın bu durumda yasal hiçbir hakkı kalmamış olacaktır.

Konunun trajik yanı "sağlığı, hastalık olarak algılama ve sağlık hizmetini listelerle belirleme aymazlığıdır." Tıpkı hekimin karar verme, tetkik ve tedavi planlama ve ilaç tercihi yapma hakkının sınırlanmasında olduğu gibi, yukarıda verdiğime benzer çok ciddi sorunlar GSS yasasının yürürlüğe girmesinden sonra karşımıza çıkacaktır. Bunun kanıtı da, ilaç satışlarının Bütçe uygulama talimatnamesi ile sınırlanmasından sonra, ilaç bulamayan yurttaşların basına yansıyan acıklı görüntüleridir. GSS bu görüntüleri artırmaktan ve vatandaşın sağlık sorunlarına ekonomik güçleri oranında ceplerinden çare aramak zorunda bırakmaktan başka bir işe yaramayacaktır.

Konuyu Çalışma Bakanına yönelttiğim bir soru önergesi ile gündeme taşıyor ve Kuş Gribi tehdidini aşan "Kene Tehdidi" karşısında hükümeti, derhal bir kriz masası oluşturarak kene mücadelesi ile alınacak sağlık tedbirleri hakkında bir Acil Eylem Planı yaparak açıklamaya davet ediyorum.

Görüşlerimi basın mensuplarımız ve kamuoyumuzla paylaşıyorum.

Prof.Dr.Mehmet Neşşar
CHP Denizli Milletvekili
27 Haziran 2006

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorularımın Çalışma Bakanı Murat Başesgioğlu tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını istiyorum. Gereğini arz ederim.

Prof.Dr.Mehmet Neşşar
CHP Denizli Milletvekili
27 Haziran 2006-06-26


1) Bir hastanın kulağına kene kaçması, GSS yasası kapsamında verilen sağlık hizmetlerine dahil midir?

2) Kulağa kene kaçar ve Kongo Ateşi ortaya çıkmazsa durum nedir, hastalık çıkarsa ancak kene bulunamazsa GSS kapsamında nasıl değerlendirecektir.

3) Yasaya göre bir komisyon kapsam dahilinde verilecek hizmetleri belirleyeceğine göre, komisyon her durumda ve koşulda çok değişik biçimde ortaya çıkabilecek sağlık sorunlarını nasıl tanımlayacaktır?

4) Listelere dahil sağlık sorunları tanımlanırken ortaya çıkacak boşluklar nedeniyle sağlık giderleri sigorta kurumlarınca ödenmeyecek yurttaşların mağduriyeti nasıl giderilecektir?

Çömez bombaladı

YARGI Haberleri